IMG-20160204-WA0052
Doruk Bebeğin Doğum Hikayesi
22 Mart 2016
Tümünü Göster

Hoşgeldin Hamilelik

Hoşgeldin hamilelik,
Teşekkür et bedenine ne kadar sağlıklısın.. O yüzden önce şu hasta deme işinden bi vazgeçelim… Gebelik doğal, fizyolojik bir olaydır.. Tıpkı nefes almak gibi, birinde akciğerlerin var ve nefes alıyorsun. Diğerinde rahmin var ve bebek doğuruyorsun.. Peki buna rağmen haberi ilk aldığın günden itibaren neler bekliyor seni ve bebeğini???
‘Ayyy çok sevindim. Hadi bakalım cinsiyeti ne acaba?’ Cinsiyeti öğrenirsin kız dersin ‘olsun öteki de erkek olur’,  erkek dersin ‘olsun öteki de kız olur’..
Hikayeler başlar ‘ben öyle doğurdum’, ‘aman sakın normal doğurma’, ‘bizim gelin normal istedi….’
‘Aman sakın sezaryen olma, bizim komşunun kızı sezaryen oldu….’
Şunu da ‘ye sen iki canlısın’..
‘Bizim gelin şöyle zor doğurdu’..
‘Bizim kız şöyle düşük yaptı, doktor anlamadı’..
Doğurursun ‘sütün gelmedi’..
Bebek ağlar ‘bu çocuk aç’.. ‘ver mamayı doysun’…
Bebek uyur ‘neden uyuyor uyandır emzir’..
‘Sarılık olmasın’,
‘Kilo kaybetmesin’ ,
‘Bu çocuk emmek istemiyor, emzirmeye uğraşma, sende emmedin’
‘Onu yeme gaz yapar’,
‘Üstünü giy üşütme çocuk hasta olur’,
‘Ayakları elleri buz gibi giydir bu çocuğu’
‘Kucağında taşıma alışır’,
‘Kaç aylık? ‘Hımm daha küçük gösteriyor’
‘Kız mı Hımmm kıza benziyor’..
‘Öyle tutma böyle tut’,
‘onu yapma bunu yap’ ,
‘Şunu da ye sütün gelsin’..
….
Vee evet, böyle bir hamilelik sürecine demiyorum tabi ki hoşgeldini.. Ne yazık ki günümüz şartlarında hamile olduğun an da herkes sana dokunabilir,
herkes kendi tecrübesini paylaşabilir,
hepsi de hep negatiftir ama iyi niyetle söylenir..
Kendi doğumundan başlar, kızının doğumu, gelinin doğumu, komşunun kızı, kardeşi diye uzar gider..
sonra kucağında çocuk gördü mü orada başlar en negatif hikayeler..
Hiç bir kimse de
‘Hamilelik güzeldir’
‘Doğum güzeldir’
‘Annelik harika bir duygudur’
‘Emzirmek müthiştir’
‘Emmeyen çocuk yoktur’
‘Gaz diye bir şey yoktur’
‘Annenin mutlu olması yeter’
‘Doğumun kendi başlaması önemlidir’ ‘Sezaryen gerekli olduğunda yapılması gereken bir ameliyattır’
‘Bak hastane de şunlar oluyor, bunu bunu reddebilirsin’
‘Doğumla ilgili tercihlerin önemlidir’
‘Her doğum birbirinden farklıdır’
‘Üniversite okudun yıllarca çocuk içinde araştır’
‘Doğum ile ilgili eğitim al’
‘Eğitmenlerin hangi tarzda eğitim verdiğini öğren’
‘Doğumda Destek önemlidir’
‘Bebeğin süse püse ihtiyacı yoktur’
‘Bebeğinin tek bir doğum günü vardır’ ‘Bebekler daha anne karnında hissetmeye başlarlar’
‘Aman pozitif konuşmaya özen göster’
‘Daha anne karnında bağını kur’
‘Doğum anında bebeğini senden bakımları için almasınlar’
‘Bebeğinin güvenli bağlanması için geleceğinizin daha sağlıklı olması için bebeğinin tentenetemas a ihtiyacı var’
‘Aktif pozisyonlarla dogurabilirsin’
‘Nefes doğum kasilmalarini çok rahatlatır’
‘Bedenin bebek yapmayı bildiği gibi dogurmayı da bilir’
‘Kontrol etmekten vazgeç, kendini bedenine bırak’
‘Bebeğin doğması için gün planlama, hiç bir meyvenin olgunlasacağı gün belli olmadığı gibi bebeklerin ki hiç belli olmaz ama onlar bilir ne zaman Doğacağını’……
.
.
.
Evet evet, kimse bu gibi pozitif cümleler kullanmıyor.. Günümüz teknolojisiyle birlikte bilgi kirliliği de başlı başına bir kaos getirdi. Ve artık bir yerden dur demeliyiz..
Evet sen iki adım ötemde ki canım komşu teyzecim, canım arkadaşım…. Bırak artık negatif konuşmayı.. Hele de çocukların yanında anlatma artık bu hikayeleri. .
Çünkü sen anlatınca ne oluyor biliyor musun?
O anlattığın tüm hikayeler farketmeden bilinçaltına yerlesiveriyor.
Yerlesince doğum korkulu bir rüya oluyor.. zaten bilinmeyen şey korkutuyor üstüne sen negatif konuşunca akilalmaz bir kaosa dönüşüyor..
E malum o kadar madde odaklıyız ki ve geçim derdi var ki anne bebegine oda yapmaktan, eşya almaktan neyle karşılaşacağını bilmeden gidiveriyor doğuma, sonra bir şekilde doğuyor o bebek!!
Ama kadın o kadar korkuyor ki.. destek olacak kişiler başlıyor köstek olmaya… sen köstek olunca ne oluyor biliyor musun?
O anne iyice yetersiz hissediyor..
yetersiz hissedince bebegiyle uzaklaşıyor, bebegine sut gelmiyor,
bebeği ağlıyor,
Gazi oluyor,
Uyumuyor, uyutmuyor…
Vücudu adrenalin salgiliyor ve her an savaşa dönüşüyor..
.
.
Pekiiii ne olmalı doğumda?
Oksitosin olmali,
Nasıl salgılanmaz bu Oksitosin?
Adrenalin olunca..
Nasıl salgılanır?
Sevgi dolu, huzur dolu bir ortamda..
Oksitosin neden gereklidir?
Çünkü;
Doğumu başlatır ilaca gerek kalmadan
Sütü getirir ilaca gerek kalmadan
Arkasından ağrı kesici hormon olan endorfini salgılatır hemde hiç ilaca gerek kalmadan..
.
.
Ve sen güzel anne adayı ben şimdi sana tüm ictenligimle hoşgeldin demek istiyorum..
Hani yukarıda negatif konuşan canım komşu teyze var ya! işte onu dinleme kulaklarını tıka diyorum!.. Çünkü o da bilmiyor ve iyi olsun diye yapıyor.. Kızma ona ama doğumu gerçekten öğren ve anlat ona da belki bir şekilde değişir..
Çünkü sen, ben, o dogumla ilgili algıyı degistirmedikce toplum negatif bir toplum olmaya devam edecek…
Peki nasıl değişecek bu algı, bu korku dolu, travmalı,  bol planlı sezaryenli, ilaçlı dogumlar nasıl bitecek biliyor musun?
Sen araştırdıkça,
Talep ettikçe,
İstedikçe bitecek…
İnan doktorun da, eben de biliyor doğumu kadının yaptığını ve aslında hazır hepsi sana saygı dolu bir doğum ortamı yaratmaya ama napsın onlarda bu toplumda ve artık onlarda korkuyor..
Bu kadar doğal olan süreci doğal yaşayabilmek için ekstra çaba gerekiyor merak etme bende biliyorum..
Gönlüm ister ki sen de yurt dışında yaşayan kadın gibi hamile kalır kalmaz doğuma hazırlık ve nefes çalışmaları eğitimine katıl ve bunu sosyal sigortan karşılasın.. Ama şimdilik böyle değil diye küsmeye de gerek yok… Ama bir tavsiye vereyim mi? İster haklı gör beni ister kız bana ama ben tecrübelerimle yaşadıklarım üzerinden yazmak için açtım bu blogu o yüzden tavsiye vermeden gecemicem…
Hani şu çok sevdigin o bebek odası, o güzelim duvar kağıdı, harika puset, bir çok tulum, misafirler icin hazırladığın hediyeler, süsler …  Hepsi de iyi ki varlar ve gönlüm istiyor ki istediğin hepsi olsun.. Ama ilk önce yemeğin bile tarifini arastirdigin, meslek sahibi olmak için yıllarca okuduğunu, ehliyeti bile eğitim ile aldığını hatırla.. Bebeğin için lütfen bir eğitime git ama sakın tek başına gitme eşini de al git… gittiğin eğitime de giderken bak bakalim kimmis o eğitmenler, neler yapmışlar? Malum artık çoğaldı her yerde eğitim var… Kitap okuyarak eğitim verilemez sakin unutma eğitmenlik içinde sertifika gerekir.. Her ebe ya da her doktor ya da her kimse öyle hadi egitim veriyorum diyerek veremez egitimi. Bununla bosa vakit harcama..
Hani dedim ya az önce eşini de al diye sakin merak etme eşin gelmek istemeyecek, sende sırf bu yüzden sakin pes etme çünkü bir şekil ikna edersen hepiniz için de aslında en iyi şeyin bu olduğunu söyleyeceğine ben garanti veririm.. Gelir misin? Gidelim mi? Deme eşine bu sizin için en önemli eğitim.. o yüzden tıpkı doktora giderken demediğin gibi şimdi de eğitime gidiyoruz de sadece.. gitmeliyiz mutlaka de.. Gidince goruceksin çok şey değişecek de.. Önceden eğitim mi varmış? bu da ne şimdi? derse önceden bilgi kirliliği de yokmuş de.. korkular da yokmuş de ona.. yukarıya doğru çık başından sonuna kadar ona da okut bu yazımı.. Eğer ikna olmazsa hiç çekinmeden yaz buraya yorumunu ve sen bebeğini beklerken ancak sen doğumuna sahip çıkabilirsin sakın bunu unutma ve en çok ta neyi unutma biliyor musun? HAMİLELİK GÜZELDİR, DOĞUM DAHA GÜZELDİR,  ANNELİK HARIKADIR 🙂 benden sana kocaman sevgiler Sevgili Anne.. Şimdiden kutlu olsun hamilelegin ve bebeğinin tek doğum günü..

1 Comment

  1. Mr WordPress diyor ki:

    Hi, this is a comment.
    To delete a comment, just log in and view the post's comments. There you will have the option to edit or delete them.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir